Starcraft II, üçleme olacak
Ekim 15, 2008 at 9:19 pm | In Uncategorized | Leave a Comment
BlizzCon 2008′den güzel bir haber: Starcraft II, üçleme olacak. Yapımcılar bunun nedeni olarak ise hikayenin çok geniş olduğunu ve tek bir oyun içine sığdırılamayacağını gösteriyorlar. Nedeni her ne olursa olsun Protoss, Terran ve Zerg ırkların arasındaki mücadeleyi daha fazla yaşamak hayranlarını sevindirecektir. Detaylara gelecek olursak; yayımlanacak ilk oyun Terran ırkı ile ilgili olan senaryoyu oynayacağımız “Wings of Liberty” olacak, ardından ise Zerg’leri yöneteceğimiz “Heart of The Swarm” gelecek ve son olarak da Protoss’ların hikayesini yaşayacağımız “Legacy of the Void” bizlerle olacak. Her bir senaryo kendine has bir hikayeye sahip olacak ve birbirlerinin devamı niteliğinde olmayacak. Bu güzel haberin yanı sıra Starcraft II için birkaç adet de video yayımlandı. İçerisinde üçlemenin anonsunun ve detaylarının da bulunduğu videoları aşağıdan izleyebilirsiniz.
Fazıl Hüsnü Dağlarca’yı kaybettik
Ekim 15, 2008 at 7:59 pm | In Life, News | Leave a CommentTags: Dağlarca'yı kaybettik, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Fazıl Hüsnü Dağlarca öldü, Fazıl Hüsnü Dağlarca Kimdir, Fazıl Hüsnü Dağlarca şiirleri, Life, News
Edebiyat’ın usta ismi Fazıl Hüsnü Dağlarca 94 yaşında bugun hayata gözlerini yumdu.
Fazıl Hüsnü Dağlarca Kimdir ?
İstanbul’da 1914′te dünyaya gelen Fazıl Hüsnü Dağlarca süvari yarbayı Hasan Hüsnü Bey’in oğludur, ilk öğrenimini Konya, Kayseri, Adana ve Kozan’da, orta öğrenimini Tarsus ve Adana ortaokulundan sonra girdiği Kuleli Askeri Lisesi’nde tamamladı (1933).
1935′te piyade subayı göreviyle Doğu ve Orta Anadolu’nun, Trakya’nın pek çok yerini dolaştı. Ordudaki hizmeti on beş yılı doldurunca, ön yüzbaşı rütbesiyle askerlikten 1950′de ayrıldı. 1952-1960 yılları arasında Çalışma Bakanlığı’nda iş müfettişi olarak İstanbul’da çalıştı. Buradan ayrıldıktan sonra İstanbul Aksaray’da Kitap kitapevini açtı ve yayıncılığa başladı. Dört yıl Türkçe isimli aylık dergiyi çıkardı. (Ocak 1960-Temmuz 1964). İlk yazısı 1927′de Yeni Adana gazetesinde yayınlanan bir hikâyedir, İstanbul dergisinde 1933′te çıkan “Yavaşlayan Ömür” adlı şiiriyle adını duyurmaya başladı. Varlık, Kültür Haftası, Yücel, Aile, İnkılapçı Gençlik, Yeditepe ve Türk Dili dergilerinde şiirleri çıktı. Bugüne kadar kendisine bir çok ödül verilen şair 1967′de ABD’deki Milletlerarası Şiir Forumu tarafından “En iyi Türk Şairi” seçilmişti.
Toplumculuğunun temelinde insana ve insan hayatına saygı yatan Dağlarca, bu yüzden hiç bir edebî akım ve kişiden etkilenmeden kendi kozasını örer. Çok yazan ve üreten bir şair kimliğiyle, bağımsız kalarak hiçbir şairden etkilenmemiş, hiçbir akımın etkisinde kalmayarak şiirlerini yazmıştır. Onun sanat anlayışını şu cümlesi özetler: “Sanat eseri hem bir saat gibi içinde bulunduğumuz zamanı, hem de bir pusula gibi gidilmesi gereken yönü işaret etmelidir.”
Büyük şairin vaziyeti: Evimi müze yapın
Şair Fazıl Hüsnü Dağlarca, bu yılın ilk aylarında yaptığı bir röportajda ölümünden sonra Kadıköy’de yaşadığı evin müze haline getirilmesini vasiyet etmişti. Evini Kadıköy Belediyesi’ne bağışlayan Dağlarca, Mühürdar Caddesi’ndeki evinde kendisini ziyaret eden Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk’e, evinin müzeye dönüştürülmesi için vasiyette bulundu.
Dağlarca, Öztürk’e, “Barış Manço’nun evinin belediye tarafından müze olarak düzenleneceğini öğrenip memnun oldum. Ben de yıllardır içinde yaşadığım, şiirlerimi yazdığım evimin ölümümden sonra yaşamaya devam etmesini istiyorum. Evimi alıp müze olarak düzenlesinler” dedi.
Ünlü şair, müzenin yaşayan bir müze olması, bir bölümünde kitapları ve eşyasının sergilenmesi, bir kısmının da kafeterya gibi olmasını dileğini Öztürk’e aktararak, “Buraya gelip gençler, kadınlar, kızlar otursun, kitap okusun, bir şeyler içsinler. Tabii burayı belediye işletsin” diye konuştu.
Dağlarca, vasiyetinin nedenini ise şu şekilde açıkladı: “Ben İstanbul’un birçok yerinde ikamet ettim. Gezdim, gördüm, yaşadım. Ama en çok Kadıköy’ü sevdim. Tabii Kadıköy eskiden bir başka güzeldi. Güzellik sergisiydi; çirkin kadın, çirkin adam, çirkin çocuk yoktu. Ya da biz göremezdik. Kadıköy’e Moda’ya çıktığımız zaman, üstümüze başımıza ayrı bir özenirdik. Kadıköy’ün kadınları hep güzel kokardı.” Dağlarca, çocukları çok sevdiğini belirterek, “Onlar için çok kitap yazdım. Okullara gittiğimde etrafımı sarıp imza istemeleri de beni çok mutlu ediyor. Ama artık sokağa çıkamadığım için gidemiyorum. Evim müze olursa çocuklar gelsin burada iyi vakit geçirsinler istiyorum” şeklinde konuştu.
PS4 hakkında (kesin olmayan) ilk bilgiler!
Ekim 1, 2008 at 2:57 pm | In Life, News | Leave a CommentTags: Anasayfa, Film.Oyun, Life, News

Sıradaki PS modeli hakkında herhangi bir bilgi veya hangi yılda çıkacağına dair hiçbir açıklama olmamasına rağmen, Japon sitesi PC Watch, PS4′ün temel donanımında PS3′te kullanılan Cell işlemcisinin aynısının kullanılacağını ve bu sayede de fiyat konusunda avantaj elde edileceğini belirtti. Yine sitenin belirttiğine göre; PS4, standart JEDEC hafızası (öncelikle DDR3) kullanabilir. Eğer söylenenler doğruysa; Sony, mevcut mimarisinde geliştirmelere gidiyor demektir. Ancak konu hakkında henüz Sony cephesinden gelmiş herhangi bir açıklama yok.
Silent Hill – Homecoming Çıktı!
Ekim 1, 2008 at 12:23 am | In Life, News | Leave a CommentTags: Anasayfa, Life, Müzik, News

Konami’nin efsane serisi “Silent Hill’in” son oyunu “Homecoming”, sonunda PC, PS3 ve Xbox 360 için Amerika’da piyasaya çıktı. Ayrıca, PC versiyonu, Steam aracılığıyla internetten de indirilebiliyor. Konu hakkında kısa bir hatırlatma yapacak olursak; “Silent Hill: Homecoming, oyuncuları kasabanın azap dolu geçmişine ve Toluca Gölü’nün sırlarını ortaya çıkarmaya doğru götürüyor. Hikaye, kardeşinin gizemli kayboluşunu araştırmak üzere kasabaya dönen Alex Shepherd’ı takip ediyor. Alex, kasabada meydana gelen ürkütücü ve esrarengiz olayları keşfedebilmek için çocukluğunun geçtiği kasabadan çıkıp, sisli Silent Hill sokalarına dalacak ve sonunda, kardeşini ele geçiren kötülüklerle mücadele edebilmek için ruhunun en karanlık korkuları ile yüzleşmek zorunda kalacaktır”
Sizi bilmem ama, sırf “Toluca Gölü” lafı bile tüylerimi diken diken etmeye yetti. İnşallah seriye yakışır bir oyun olur.
WordPress.com'dan blog alın. | Theme: Pool by Borja Fernandez.
Entries and comments feeds.